6 Ocak 2014 Pazartesi

Sessiz Çığlığım

'Hava buz gibi.Odam dışarının soğuğundan kendini hiç koruyamamış.Aksine daha bir soğuk.Alarmım çalıyor,kalkmam gerektiğini biliyorum ama elim yine erteleme tuşuna basıyor.Tekrar uykuya dalıyorum.O beş dakikalık arada rüyalar görüyorum.Bu rüyalar ki kalktığımda hatırlamam gerekir dediğim ama zorladığımda bile hatırlayamadığım tarzdan.Ayağımla attırıyorum yorgan yükünü üstümden.Sabah bu bile beni fazlasıyla yoruyor.Kalkıyorum yataktan.Özensizce geçiriveriyorum terliklerimi ayağıma.İstikametini bilen ama sisten kaybolmuş kayık misali ruh halim.Sisi oluşturan kapanmaya direten goz kapaklarım,ne kadar zorlasam da açamıyorum.Ondan sonra da zorlamıyorum kendimi,bırakıveriyorum.Lavabonun önüne geçiyorum .Azıcık açık kalan gözkapaklarımın arasından kendime bakıyorum aynada.Bu yüz yabancı geliyor bana.Tamamen şiş,yorgun,mutsuz.Her sabah bir insan kendine yabancı gelebilir mi?Tanıyamıyorum kendimi.Çesmeyi sonuna kadar açıp elimi altına tutuyorum.Elim doldukça buz gibi suyu yüzüme ardısıra vuruyorum.Yüzümden akan damlalar yarış yapıyor adeta.Şimdi aynaya bakıyorum da biraz daha tanıdık geliyor bu şiş yüz.Denize birden atlayıp çıkmış hissine kapılıyorum.Daha iyiyim şimdi,daha bi açılmış.Bir de yüzüme gulumseme katıp bakayım diyorum.Belki o zaman daha net gelir bu yüz.Ama olmuyor,sahte bi gülümseme kurtarmıyor.Yüzümü kurulayıp koridordan odama doğru gidiyorum.Gidiyorum ama her an kaza yapcak araç gibi.Dümdüz gidemiyorum;bir sağ bir sol.Belki sabah sarhoşluğu bu.İçmeden sarhoş olmak dedikleridir belki de.Odamda yanan sobanın karşısına geçip ısıtıyorum kendimi.Özellikle hiçbir zaman ısınmak bilmeyen ellerimi uzatıyorum.Normalde bir gün önceden giyeceklerimi düşünürken bu sabah hiçbir fikrim yok.Aslında umrumda da değil.Açıp dolabımı bi kazakla kot seçiyorum.Özensizce geciriveriyorum üstüme.Makyaja gelince,yüzümün şişliğini kapatacak kadar bir seyler işte.Ama bakıyorum da pek de faydası olmuyor.Yine pek umursamıyorum.Neydi beni böyle yapan? Ben ki her sabah müzik açıp eşlik ederken,bu sabah açmaya bile üşeniyorum.Montumu geçiriyorum üstüme .Elime alıyorum çantamı.Telime bakıp saati kontrol ediyorum son kez,tam çıkma vaktim.Evden çıkmadan son bir kez aynaya bakıyorum her zamanki gibi.Bu sefer yüzüme dikkat etmeden gözlerime bakıyorum sadece.Gözlerim daha bir hüzünlü bu sabah.Kendimi daha bir yıkılmış hissediyorum.Harabeyim sanki.Öyle ki sessiz çığlıklar atıyorum,kimse duymuyor ben yine susuyorum.'

4 yorum:

  1. Gülümmmmmmm çok güzel yazmışsın. Gözlerim doldu son cümlene. Seni seviyorum görmediğim kara balığım Özgem.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canımmm :) ben de blog ablam ilan ettim seni gizliden gizliye. Tanımadan da bir insana ısınılabiliyormuş, bunu gösterdin bana :) şöyle bir şey de var ki zaman ne gösterir bilinmez belki karşılıklı içilen bir çay muhabbetinde görmüş olursun beni :)) öperim :)

      Sil
    2. kimbilir belki bir gün sana gelirim,
      senin sen olduğunu bilmeden...
      Yollarımız kesişir bir yerlerde
      oturur içeriz çayımızı muhabbetle...

      Yazıların bile ilaç gibi olursa senden çok iyi bir dr. olacağı şimdiden belli can kuşum.

      Sil
    3. gerçekten isterim o çayı içmeyi muhabbetle, konuşmaktan çayımı soğumuş elime almayı umarım, sıcak çayı sevmemin aksine :))
      Teşekkür ederim güzel yorumlarınla beni onure ettiğin için :)

      Sil