14 Ocak 2014 Salı

Sevdalanmak

   "Aşk yokmuş mesela. Sevda varmış. İnsanlar sevdalanırmış birbirine. Sevdalanmak sizce de daha saf daha inandırıcı değil mi?" demişti bi dostum twitterda. Hoşuma gitmişti okuyunca.Sevdalanmak neydi ki gerçekten? Aşka göre niye daha değerliydi ki? Sevdalanmak masumdu bir kere.Sadece sevmekti.Kalbinin içinde yaşamaktı duygularını; gizliden ve en derininden .İçten içe büyütmekti onu içinde. Onu tanımadan onu sevmekti. Sevdalanmak kafandaki onu ona yerleştirip karşıdan hayran olmaktı ona.Sonra bir senin içindeki sana sevdalanmasını beklemekti. Sevdalanmak sabırdı bi yerde.Onun sana bir bakışını yakalayabilmek için gizliden gizliye savaş vermekti.Kıskanmaktı onu,çevresinde bulunan her şeyden. Sevdalanmak gözlerinin hep onu aramasıydı. Karşılaşabileceğin yerlerde tetikte beklemekti. Onun şu an neler yaptığı üzerine tahminler yürütmekti. Sevdalanmak kalbinin atışına hakim olamamandı.Söz geçirememendi kalbine.Sevdalanmak en derin uykundu;uyanmak istemediğin ama daha fazla uyursan sersemleştiren.Ders ortasında çalan telefon gibiydi;habersiz, utandıran,acele ettiren.Onu sevmek pişmanlıktı.Üstünden atmak istediğin ama kurtulamadığın,acı veren…

Yazımı okurken dinlemeniz tavsiye edilir...Birsen Tezer 'Bilsen'

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder