12 Şubat 2014 Çarşamba

İlla ki aşk,illa ki o...

Yaşadığımız süreç içerisinde birçok olayı gözlemleme fırsatı elde ederiz.Kimisinden ders çıkarır,kimisine vay be böyle de mi oluyormuş deriz.Birçok gönül ilişkilerine de denk gelmişsinizdir.Kimilerinin gözlerindeki o sevgiyi görürken,kimileri hakkında yorum bile yapmazsınız.İşte bir grup gördüğüm kişiler var ki ayrılıp barışırlar sürekli.Ama onlara başka birilerini söyleyemezsiniz onlar da düşünemez zaten.İşte öyle birini düşünün.Ben kafamda oluşturdum kişiyi,ismini de siz koyun.Kim bilir belki de bu yazıyı siz yazmışsınızdır
Şimdi duygularım kör,beynim sağır,kelimelerim dilsiz.Kimse ulaşamıyor benden içeri,kimse bilmiyor içimde oluşan alevi.Nereye uçacağını bilmeyen kuş misali tekliyorum ben de gökyüzümde.İstediğini aldıramamış çocuk gibiyim şimdi ağlıyorum saatlerce.Onsuz yapamaz beynim,kalbim,tüm benliğim.Ben eğer onsuz kalırsam bir yarım azalır sanki.Bir dizide de geçiyordu;hayat sanki bana bir kere o şansı verdi bir daha da veremez.Başkası gelse olmaz.İşte benim şansım da odur bu hayatta.Şansım,mutluluğum,sevincim,kaderim.Kaderim dedim ya işte,düşünemem ondan başkasını.Ondandır ki tek bir şeye odaklanmış duygularım,beynim,kelimelerim:Aşk diyor,o diyor;illa ki aşk diyor,illa ki o diyor...

Okunurken dinlenmesi tavsiye edilir :)) Sertab Erener & Demir Demirkan - Aşk

3 yorum:

  1. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  2. Aşk galiba her insanda biraz yara izi.. Dokunulmaya kıyılamayan, ten rengi bir yara bandına, acısı taze ise hele, bir de yüzde sahte tebessümlere muhtaç. Aşk ölmez biz ölürüz, diyor ya hani şarkıda. Hayat her zaman doğum ile başlayıp ölmelerle bitmiyor. Ölüm oluyor ama bitmiyor işte. Gitmek bir çok coğrafyada ölümle eş anlama geliyor misalen. Gitmek bazen bir anlama biçimi oluveriyor da sen bunu ancak bir gecenin eşiğinde tavana doğru bakarken kavrıyorsun.
    'Nereye uçacağını bilmeyen bir kuş misali' demişsin. Franz Kafka yıllar öncesinden sesleniyor: Kafesin biri, bir kuş aramaya çıktı. İnşallah o kafes seni hiç bulamaz. Çünkü göğüs kafeslerimiz bize ziyadesiyle yetiyor ki zaten..Bazen onu genişletmeye bir inşirah suresi yetiyor.
    Ben kim miyim? Insanlar bana bugüne kadar en az on farklı şekilde seslendi. Sen beni Kafka'nın 'böceği' olarak bilsen kâfi.
    Takipteyiz hanfendi

    YanıtlaSil
  3. Ne güzel de dile getirmişsin: 'Gitmek bir çok coğrafyada ölümle eş anlama geliyot misalen' diyerek.Belki bunun zıttı gelmek de yaşam bulmaktır bir çok bedende,ne dersin?Ama gönül ister ki gidip gelmelere bağlı olmasın yaşama umudumuz.Çünkü yaşamak bir kelebeğin kanatlarını çırpışındaki narinlik kadar güzel.
    Ben de kendimi tanıtmak isterdim ama sen beni zaten 'balık' olarak bilirsin.Gerçi bu repliği hatırlarsın: 'Hepimiz birer balığız'

    YanıtlaSil