8 Mart 2014 Cumartesi

Zıtlık

Ne siyah ne beyaz.Ama gri de diyemiyorum.Öyle bir renkle kaplı ki gökyüzü şimdi,ne desem şaşırıyorum.
Yağmur yağcak belli ama sonrasında güneş açıp gökkuşağıyla dans edecek bulutlar sanki.
Gürültü kopacak belli ama sonra içten içe seni boğan bir sessizlik kaplayacak etrafı sanki.
Soğukluktan yerinde kıvranacaksın belli ama sonra sıcaklıkla akıtacaksın inci gibi ter tanelerini sanki.
İç dünyan da bugünün yansıması değil mi?Kararsızlıklar denizinde yüzmedin mi ki sen?Tamam dediğin anda kelimenin içinde hayır da gizli değil miydi sanki?İnsanoğlu belki de hep bugün gibiydi.Kelimelerinde,beyninde,duygularında hep bir çelişkideydi.Düz çizgide yürümek gibi olsaydı hayat zaten ne kalırdı elimizde? Mutluluk,umut,sevinç,hüzün,pişmanlık...? Bil(e)mezdik bu duyguları.Bilemediğimiz gibi değerli olanları da tutamazdık elimizde.İnsan işte her şeyiyle tam da bugün gibiydi.Öyle ki zıtlıklar etrafını bir zırh gibi sarıyor sen ise zıtlıklar içinde bir bütün oluyorsun.
Not:Bugün o gün değildir,bugün belki de içini gökyüzüne yansıttığın gündür kim bilir?

2 yorum:

  1. İnsan kendi ruhu içinde sıkıştığında böyle kaybediyor işte renklerini.
    Beyaza ulaşabilmek için Siyahın içinde ki grilerin her birinden tek tek geçiyor.
    ve ne yazık ki buda bir ömür sürüyor..
    yüreğine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ne de güzel tanımlamışsın :) teşekkür ederimm :)

      Sil