25 Eylül 2014 Perşembe

Tıp Günleri; Küçük Bedenler

Küçücük bir oda.
Steril eldivenler.
Onlarca renkli tüp.
Gazlı bez.
Yeşil örtü.
Küçük bir sedyede yatan meraklı gözlerle etrafını izleyen küçücük bir beden.



   Çocuk Hematoloji Polikliniğindeydim. 

Koridor kan transfüzyonu almak için gelen bir dolu çocukla doluydu. Onun dışında hastanede hematoloji ile onkoloji yan yana olduğu için kemoterapi almaya gelen çocuklar da vardı. Bir sürü küçük beden tedavi olmak için hastanede bekliyordu.

Kimi sıkıntısını ağlayıp tüm hastaneyi ayağa kaldırarak, kimi her yeri karıştırarak kimiyse hastanede koşturarak çıkarıyordu.

İşte çocuklar her yerde aynıydı.

Kimi bulunduğu duruma isyankâr haldeydi kimiyse hiçbir şey anlamayarak etrafına gülücükler dağıtıyordu. 

Pediatrinin en güzel yanı küçücük elleri tutmak, küçük tatlı yüzlerini sevmek. Onları güldürmeye çalışırken aldığınız saçma sapan hallerinizi umursamadan bir gülümsemeyi yakalamak, yakaladığınızda ise büyük bir başarıya imza atmış gibi zafer duygusuna kapılmak.

 Bebekler, çocuklar..

Hepsi o kadar tatlı ve güzel ki, en önemlisi de o kadar saf ve temizler ki. Çocuklarla bir arada olmak bu açıdan çok güzel. 
Ama tabii içiniz bazen bu küçük bedenlerde o hastalıkları görmeyi kaldıramayabiliyor. Yani, çocuklar hiç hasta olmasın diyorsun görünce, üzülüyorsun bu küçücük bedene bir de bu kadar ağır yük binince.

 Onkoloji belki de bu yönden en ağırı. 
Zayıflamış bedenler, yorgun düşmüş gözler, incelmiş bilekler.. 

Kanserin birçok çeşidi var, özellikle en sık görülen ALL ( Akut Lenfoblastik Lösemi) . ALL'li çocukların iyi bir tedavi ve ev bakımıyla %80-90 ında iyileşme görülüyormuş. Bunu asistandan duyduğumda sevinmiştim, çünkü iyileşme oranlarının bu kadar iyi olduğunu bilmiyordum. Bunun üstüne asistan ekledi ;

' Aile çok önemli, evdeki temiz bakım çok önemli. 
Ne iyileşir dediğimiz hastaları kaybettik, ne kaybedebiliriz dediğimiz hastaları da kurtardık.'

 Aile gerçekten çok önemli. Özellikle onkolojideki annelerde gördüğüm bir şey var ki o da titizlik konusunda çok hassaslar. Bu çocukların bağışıklık sistemi çok zayıf olduğu için en küçük bir gribal enfeksiyon bile onlarda ölümcül olabilir. Aileler de bunun bilincinde olduğu için doktorun steteskopunun ucunu silmeyi bile düşünebiliyorlar, buna şahit oldum klinikte. Zaten genel olarak çocukları muayene olurken anneler hep bir telaşta, aman çocuğum enfeksiyon kapmasın derdinde-haklı olarak.

Anneler baş tacımız, daha ne denebilir ki?

Değişik şikayetlerle ilk defa başvuran bir dolu hasta var onkoloji bölümüne. Eğer kanser olabilir diye şüphelendiğin hasta varsa onun kemik iliği hücrelerini incelemen lazım. Bunun için de çocuklara Kemik İliği Aspirasyonu işlemi yapılıyor.

Ben daha önce Kemik İliği Aspirasyonunu bir kez görmüştüm, oda çok dolu iken izlemiştim. Ama dün daha iyi fırsatım oldu, asistanın arkasından müdahale odasına girdik.


Küçücük bir oda.
Steril eldivenler.
Onlarca renkli tüp.
Gazlı bez.
Yeşil örtü.
Küçük bir sedyede yatan meraklı gözlerle etrafını izleyen küçücük bir beden.


   Çocuğun başında annesi telaşlı gözlerle çocuğuna bakıyor, çocuğun bir elinde damar yolu açılmış, diğer elindeki parmağına kalp izlemi için alet takılmış bekliyor.

 Asistan gazlı bezini hazırlıyor, son kez malzemelerini kontrol ediyor, steril eldivenini giyiyor ve hemşireye anestezi ilacını vermesi için komut veriyor. Hemşire şimdi  uykuya dalacaksın diyerek damar yolundan yavaş yavaş

ilacı veriyor. 

Çocuk hemen anestezi etkisiyle kendinden geçiyor. Gözü açık uyuyor. Annesi telaşlı, ama müdahele olacağı için anne dışarı çıkarılıyor. Kemik iliği aspirasyonu zor diye derslerde görmüştük zaten, buna canlı da tanık olmuş oldum. Kalın iğneyle kemiğe girilip kemik iliği örnekleri alınıyor, görevli diğer kişiye verilip hemen orda yayması yapılıyor. Daha sonra çeşitli işlemler için( boya vs.) için laboratuvara yollanıyor.



Koridorda çocuk sesleri, anneler, babalar..

Pediatri diğer bölümlerden farklı olarak tek bir kişiyle değil bir aileyle ilgilenmenizi gerektiriyor. 
Sadece çocuğu tedavi etmenizi değil aynı zamanda aileyi de rahatlatmanızı istiyor. 
Sadece çocukla iletişim kurmayla yetinmeyip aileye de çocuğun şikayetlerini sormanız gerekiyor.

Hastanede zamanım her gün yeni bir şeyi öğrenmekle geçiyor. Özellikle pratikler bu anlamda en çok bilgi ve beceri kapmaya çalıştığımız vakitler. 
Bazı çocuklarda muayene çok zor olsa da- ah ağlayıp durmasalar :D - pratik anlamda yeni şeyler öğreniyoruz her bir çocuk hastayla. Onlar bir yerde bizim öğretmenimiz oluyor küçük bedenleriyle.

Yazımı ' İyi ki çocuklar var ve hep gülsünler :) ' diyerek bitirmek istiyorum.

İyi okumalar Tıpdaşlarım ve tıpla yakından uzaktan alakası olmayan sevgili okurlarım :)



2 yorum:

  1. sırf bu yüzden hastahaneleri sevmiyorum daha beter hasta olup çıkıyorum :(
    banada beklerim www.kiriksemsiye.blogspot.com
    sevgiler

    YanıtlaSil