9 Temmuz 2015 Perşembe

Paradoks

   Doğrularla yanlışlar yarış yaparken sanki bir yerde hep yanlışlar kazanıyordu. Yanlışlar içinde doğrular o kadar azdı ki biz ne yanlış ne doğru ayırt edemez hâle düşmüştük. Kafamızda ayrımını yapamadığımız sorular ve dönüp dolaşıp durduğumuz bir yol vardı. Paradoksa sürüklendikçe daha çok çıkmaza giriyor ve yine aynı yerde buluyorduk kendimizi. 

-Söylesene bayım, neden? Benim bildiklerim neden beni yanıltıyor, neden?

-Bildiklerin doğruların, yaşama biçimin, aldığın eğitim, belki bir yerde dinlediğin söz.      

-Öyle. Sorgulamamam gerekir derim de yine de gördüklerim, duyduklarım, şahit olduklarım beni sorguya çekiyor bir bir.

-Senin tutumun belki de en doğrusu. Ama şu var ki yanlışlar arasında doğrular bu denli az olunca sanki görev değiştiriyorlar. Yanlışlar doğru olmuş, gizleniyor sinsice. Anlayabilene helâl olsun.

-Kanıksamalar arttı orda, burda, şurda. En çok da görebildiğimiz yerlerde. Şaşırmalarımıza bile şaşıramaz olduk! Sonuç?

-Sonuç; anlayabilen, anlamlandırabilen beri gelsin. Ne çare?!

Yani anlayacağın sevgili bu yazıları okuyan kişi; sen de eğer bu çelişkilere düştüysen kafanda, konuşuyorsan hayalet kişiyle bak o kadar da yalnız değilsin.

   Çok düşünmemek gerek, evet. Ama öyle koyverip gitmemek de gerek. Sorgulamak da gerekir bir tutam da olsa kendini ve gördüklerini. Yani yaşamı.


Düşün bakalım, ne çare ? 

4 yorum:

  1. Doğrular farklıdır, yanlışlarda ve hep çelişkiler hep mi hep vardır :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru, yanlış kime göre neye göre, farklı işte :) Çelişkiler bu hayatın temel taşlarından biri belki de, aynı senin dediğin gibi :)

      Sil
    2. Çelişkiler ve onların yarattığı güvensizlik ve karamsarlık içinde ölecem :)))

      Sil
    3. Adın ne deseler karamsarlık diyeceksin nerdeyse :)) yapma sıyır-at-kurtul bu kötü buhrandan kendini :))

      Sil